DOĞUM SONRASI VÜCUT

0
27

 Gebelik, kadınların yaşamında bir geçiş durumudur. Kadının vücudu, hisleri artık tamamen anne olmaya hazırlanmaktadır. Gebelikte ruhsal değişimleriniz dışında vücudunuzda da belirgin değişiklikler olmaktadır. Bu değişimlerden birçoğu doğumdan bir süre sonra normale dönerken bazıları ise eski halini almak için daha uzun bir süre ve çaba gerektirmektedir.

Gebelikte kadının vücudunda oluşan değişimler ay ay geliştiği için, bu sayede anne adayları gebeliğin son aylarında büyük bir şok yaşamazlar. Bebeğiniz büyüdükçe dış görünüşüz değiştiği gibi iç organlarınızın çalışması dahi değişiklikler gösterebilmektedir.

Doğum sonrası vücudunuzda oluşan fizyolojik değişikliklerin tekrar eski haline dönmesi durumuna involüsyon denir.

DOĞUM SONRASI VÜCUDUNUZUN DEĞİŞİMİ

  • Dokuz aylık gebelik sürecinde, bebeğiniz her geçen ay daha fazla büyüdükçe rahminiz de onunla birlikte büyümektedir. Gebeliğin sonunda rahminizin boyutu neredeyse 7 katına çıkacak kadar büyümüştür. Bu durum doğum sonrası 6 aylık süreçte normale dönecek, rahminiz küçülecektir. Bu süreçte rahminiz kasılacağı için kasık ağrıları hissedebilirsiniz bu durum normaldir. Doğum yapmış kadınlarda, involüsyon sonrası rahim boyutu gebelik öncesinden bir miktar daha büyük olarak kalacaktır.
  • Gebelik boyunca rahminiz karın içinde kendine yer açmak için ve bebeğinizin daha rahat hareket etmesini sağlamak için komşu organlarınızın yerlerini bir miktar değiştirecektir. Bu durum sizin hissedebileceğiniz ya da fark edebileceğiniz bir durum değildir. Fakat bu duruma bağlı gebeliğin sonuna doğru reflü, sık idrara çıkma ya da kabızlık gibi bazı yakınmalarınız oluşabilir. Bu durum da doğumdan sonra normale dönecektir.
  • Karnınızın büyümesiyle özellikle karın, bacak ve meme çevresinde çatlaklar ve renk değişimleri oluşabilmektedir. Bu çatlaklara stria gravidarum Gebelikte renkleri mavimtırak kırmızı şekilde iken doğum sonrası renkleri kaybolarak beyaz renkli parlak şeritler olarak kalırlar. Bu çatlakların oluşmasını önlemek için gebelik sırasında doktorunuzun önerebileceği kullanabileceğiniz tedaviler vardır. Yine de bir kısım hastada genetik yatkınlık ya da cilt altı kolajen yetersizliği nedeniyle alınan tüm tedbirlere rağmen çatlaklar oluşabilmektedir. Çatlak oluşumları geç fark edildiyse ya da alınan tedbirlere rağmen çatlak oluştuysa, doğum sonrası bunlar için de tedaviler bulunmaktadır.
  • Normal doğumda özellikle oluşan değişimlerden biri pelvik tabanın genişlemesi ve üzerine binen basınç nedeniyle pelvik tabanı koruyan zarlarda yırtılmalar meydana gelmesidir. Sezaryen olanlarda da görülmekle birlikte bir veya daha fazla sayıda vajinal doğum yapmış kadınlarda görülme olasılığı çok daha yüksektir. Bu durum ilerlerse ileride idrar kaçırması ya da rahim sarkması gibi ileri düzeyde sorunlara neden olabilmektedir. Bu durumun engellemesi için gebelik boyunca ve sonrasında yapılacak kegel egzersizlerinin oldukça faydası vardır. Gebelik öncesinde ve esnasında eğitmen eşliğinde doğru biçimde yapılacak yoga veya pilates gibi egzersizler de pelvik tabanı korumaya yardımcı olacaktır. Her şeye rağmen pelvik taban sıkıntısı gelişen hastalar için ise lohusalık bitiminde gerçekleştirilebilecek çeşitli cerrahi ya da lazer yardımlı tedaviler uygulanabilmektedir.
  • Yine özellikle normal doğumda bebeğin rahat doğabilmesi için vajinal dokular gevşer. Bebeğin kilosunun 3 kilonun üzerinde olması durumlarında ise genişleme daha fazla olmaktadır. Vajinal genişlemenin çok az bir kısmı düzelirken büyük çoğunluğu eski haline göre daha gevşek olarak kalır. Bu da sonrasında cinsel birliktelikten haz alamama, gevşeklik hissetme, birliktelikte ses gelmesine ve vajinadan gaz kaçırmaya neden olabilmektedir. Vajinal genişleme için de lazerle vajinal daraltma veya vajina daraltma ameliyatı gibi tedavi yöntemleri bulunmaktadır.
  • Gebelikte karın duvarı gerilir ve bu durum doğum sonrası sarkmalara neden olabilmektedir. Bunun için de doğum sonrası zayıflarken spor da yaparak vücut toparlanılabilir. Eğer spor yapılamıyorsa ya da tüm çabalara rağmen karın bölgesi sarkık kaldı ise karın gerdirici cerrahi tedaviler uygulanabilir.
  • Gebelikte anne nabzı artmaktadır. Doğum sonrası bu durum da normale dönmektedir. Doğumda kaybedilen kan da kısa sürede iyi bir beslenme ve kan ilacı takviyesi ile normal haline dönecektir.
  • Doğum sonrası adet kanamaları tekrar başlar. Emzirmeyen annelerde adet kanamasının başlaması bazen 12. haftayı bulabilirken, düzenli olarak bebeğini emziren annelerde bu durum bir yıla kadar uzayabilmektedir. Doğum sonrasında yumurtlamanın oluşması altı haftayı bulur. Özellikle adet başladığı andan itibaren yumurtlamanın başlama şansı artacaktır. Bu nedenle emziriyor olsalar bile annelerin mutlaka ilişkide korunmaları gereklidir.

DOĞUM SONRASI ANNE BAKIMI NASIL OLMALIDIR?

  • Doğum sonrası en önemli konulardan birisi annenin beslenmesidir. Emziren annelerin özellikle yediklerine dikkat etmeleri sağlıklı beslenmeleri gerekmektedir. Bebeğiniz doğmadan önce nasıl sizin vücudunuzdan besleniyorsa emzirdiğiniz sürece özellikle ilk 6 ayda da sadece sizin sütünüzden beslenmektedir. Proteinden zengin gıdalar, vitamin için meyveler ve sebzeler, süt ve süt ürünleri ve mevsime göre günde 2 ile 4 litre arası su içilmesi gereklidir.
  • Doğum sonrasında oluşan şikayetlerden biri de kabızlıktır. Kabızlığı önlemek için özellikle posalı gıdaların tüketilmesi ve yeterli sıvı alınması önemlidir. Eğer kabızlık doğru beslenmenize rağmen devam ederse doktorunuzun önereceği kabızlık giderici ilaçları kullanabilirsiniz.
  • Doğum sonrasında vücut temizliği de oldukça önemlidir. Doğumdan hemen sonra bile duş almanın herhangi bir sakıncası yoktur. Doğum şekli sezaryen ise kesi yeri kuru tutulmalıdır. Doğum şekli normal doğum ise bu durumda da enfeksiyonu engellemek için vajina içerisine su girmesini engellemek amacıyla ayakta duş alınması gereklidir.
  • Doğum sonrasında normalde olması gerektiği gibi genital bölge temizliği yapılırken mutlaka önden arkaya doğru yapılmalıdır. Epizyotomi varsa temas etmemeye dikkat edilmelidir. Epizyotomi sonrası bölgeye soğuk kompres uygulaması yapılması ağrıyı azaltacaktır. Ancak ağrı devam ediyorsa doktorunuzun önerdiği ağrı kesicileri kullanabilirsiniz.
  • Doğum sonrası ilişki hastalarımızın en çok sorduğu sorulardandır. Kadınların yarından fazlası doğumdan 3 hafta sonra cinsel arzu hissetmeye başlar. Özellikle epizyotomisiz normal doğum yapmış hastalarda üçüncü haftadan sonra cinsel ilişkiye girebilir ancak ilişki sonrasında uterus kasılması nedeniyle yoğun ağrı şikayeti ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle 6. haftadan önce cinsel birliktelik olmaması daha uygundur.
  • Doğumdan sonra anneye öncelikle emzirme eğitimi verilmelidir. Özellikle ilk yarım saat içerisinde verilen ilk süt oldukça önemlidir. Emzirme öncesi ve sonrası meme hijyeni önemlidir. Bu nedenle emzirmeden önce ve sonra meme ucu ılık su ile temizlenmelidir. Anne bebeğini emzirdikçe meme kanalları açılarak sütün memede birikmesi engellenmiş olur. İlk on beş gün bebek günde en az 10 kez emzirilmelidir. Sık emzirmek sayesinde angorjman denen memede süt birikimi olayını ve sonrasında gelişebilecek meme abselerini engellememiz mümkün olacaktır. Meme başında oluşabilecek çatlaklar için doktorunuzun önereceği meme ucu kremlerini kullanabilirsiniz. Meme ucundan iltihaplı akıntı olması veya memede yaygın sertlik ve kızarıklıkla birlikte, şiddetli ağrı hissedilmesi durumunda mutlaka doktorunuzu bilgilendiriniz.