Adet dönemi öncesi bir haftalık dönemden başlayarak, adetin aktif olduğu dönemlerde giderek artan pelvik ağrıya adet ağrısı (dismenore) denir.
Dismenore ile birlikte mide bulantısı, kusma, ishal, bel ağrısı, bacak ağrısı ve şiddetli baş ağrısı da beraberinde görülebilmektedir.
Endometrium her ay adetin birinci gününde itibaren devam eden 15 gün boyunca yeni bir yumurtanın döllenip olgunlaşması için damar ve doku yönünden zenginleşerek kalınlaşır. Döllenmenin gerçekleşmediği sikluslarda endometrium (rahim iç zarı) kanayarak dökülmeye başlar ki bu döneme ‘’adet dönemi’’ (menstruasyon dönemi) denir.
Adet döneminde rahim kasılarak damar yönünden zengin bu dokuları vücut dışına atmaya başlar. Uterusu çevreleyen dokulardan salgılanan prostaglandinler sayesinde de uterus çevresindeki damarlar kasılır, rahim dokusunda meydana gelen oksijen eksikliği nedeniyle hem iskemik ağrı ortaya çıkar hem de kasılmaların şiddeti artar. Prostaglandin ne kadar fazla salgılanırsa rahim kasılması da o kadar çok olur. Kasılmaya bağlı ağrı da artmaktadır.
Dismeronenin tek nedeni hormonal değişiklikler değildir. Rahimde ya da yumurtalıklarda bulunan patolojik durumlarda dismenoreye neden olmaktadır.
Dismenore ikiye ayrılmaktadır. Bunlar primer (birincil) dismenore ve sekonder (ikincil) dismenoredir.
Rahimden salgılanan prostaglandin seviyesinin artışına bağlı olarak gelişen, altında herhangi patolojik bir durumun olmadığı adet ağrılarıdır.
Primer dismenore genellikle genç kızlarda ve adetin ilk iki günü başlayıp adete bağlı olarak şiddetlenip adetin son günleri azalan ağrılardır. Adetin ilk başladığı yaşlarda genellikle ilk 6 ay içinde görülmeye başlar. Evlendikten sonra ya da doğum sonrası azalabilen ağrılar primer dismenorelerdir. Bu tür ağrılar belde, sırtta ve kasıkta ağrılara neden olabilmektedirler. Genellikle 48-72 saat sürerler ve kramp şeklindedirler. Pelvik muayenede ve görüntüleme tekniklerinde herhangi bir patoloji saptanmaz.
Sekonder dismenore durumunda rahim içerisinde ağrıya neden olan patolojik bir durum söz konusu olmaktadır. Primer dismenoreden farklı olarak ağrı gittikçe azalmak yerine artar. Genellikle ilerleyen yaşlarda görülen bir durumdur. Adetten birkaç gün önce başlayıp, adet döneminde devam eden ve adet bitimi birkaç gün daha kendisini gösteren ağrılardır. Bu ağrılar primer dismenore tedavisinde etkili olan ilaçlara tam olarak yanıt vermezler. Adet düzensizlikleri, ara kanamalar veya yoğun kanamalar ile beraber görülebilir.
Endometriyosis; endometrial dokuların endometrium dışı alanlarda, örneğin tüplerde veya yumurtalıkta bulunması durumudur. Endometrial dokular menstrüal dönemde hormonların etkisiyle kanamaya neden olmaktadır. Endometrium dışında çevre organlara yerleşen bu dokularda kanamalara neden olmaktadır. Kanama nedeniyle o organların etraf dokular ile aralarında yapışıklıklar oluşabilmektedir. Bu yapışıklıklar da menstrüasyon döneminde hissedilen ağrının normalden daha da fazla olmasına neden olmaktadır.
Adenomiyosis; endometrial dokuların rahim kas tabakasına yerleşmesi durumudur. Menstrüasyon döneminde bu dokulardan oluşan kanama kas dokusunu etkileyeceğinden mens döneminde hissedilen ağrı seviyesi artmaktadır.
Rahim içerisinde bulunan miyomlar da dismenore nedenlerindendir. Miyomlar rahim içerisinde büyüyen iyi huylu oluşumlardır. Hızlı büyüyebilen bu oluşumlar, rahim içerisinde kapladıkları alana göre adet dönemlerinde ağrılara neden olabilmektedirler.
Yumurtalıklarda bulunan kistler de boyutlarına ve türlerine göre adet esnasında bazen de adet dönemi dışında kasık ve bel ağrılarına yol açabilirler.
Rahim içerisine gebelikten korunma amaçlı uygulanan spiraller bazı hastalarda adet dönemi ağrılarının fazla olmasına neden olabilmektedirler.
Ayrıca fallop tüplerinin enfeksiyonu, endometrial polipler, pelvik inflamatuar hastalık veya intrauterin adezyonlar da sekonder dismenore nedenlerindendir.
Özellikle adet döneminde ilk birkaç gün belirgin olmak üzere görülen kasık ve karın alt bölgede lokalize yoğun ağrı en sık görülen belirtidir. Bu ağrıya dismenore denir. Bunun yanı sıra dismenore ile birlikte;
Dismenorenin 2 çeşidi olduğunun bilgisini vermiştir. Primer dismenore de hastanın şikayeti öyküsü ve jinekolojik muayenesi sonrası tanı konulabilmektedir. Sekonder dismenore de ise hasta şikayeti, öyküsü ve jinekolojik muayenenin yanı sıra kan tetkikleri, idrar tahlilleri, ultrason ve pelvik MRI gibi bazı testlerin de yapılması gerekebilmektedir. Bunların yanı sıra özellikle sekonder dismenorede ağrının nedenini anlamak için laparaskopi veya histeroskopi gibi daha girişimsel işlemler de yapılması gerekebilir.
Dismenore de tedavi Dismenorenin türüne göre değişiklik gösterebilmektedir.
Randevu Talep Edin