Gebeliğin 20. haftasından sonra ya da doğumdan sonra yüksek kan basıncı ve idrarda protein kaybı olmasıyla karakterize durumdur. Gebeliklerin %5-10 unda görülen gebelik zehirlenmesi durumunda kan basıncı çoğunlukla 140/90 mmHg ya da üzerinde saptanır. Tansiyon yüksekliği fark edildiğinde hastanın idrarında protein bakılır. Tansiyon yüksekliğinin yanı sıra, idrarda protein de pozitifse gebelik zehirlenmesi tanısı konabilir.
Gebeliğin 32. haftasından önce gebelik zehirlenmesi gelişirse buna erken gebelik zehirlenmesi, 32. Haftasından sonra gelişirse geç Preeklampsi denilmektedir.
Gebelik zehirlenmesinin nedenleri kesin olarak bilinmemektedir. Bilinen birkaç nedeni ise şöyledir;
Gebelik zehirlenmesi kapiller denilen damar bölgelerinde oluşan bir hastalıktır. Kapiller damarlar atardamarlar ile toplardamarlar arasında yer alan, organlar arası alışverişi sağlayan ve artık maddelerin toplanmasını sağlayan ince damarlardır. Kapiller damarlarda bilinemeyen nedenlerde dolayı oluşan direnç artışı sonucu kapillerin gerisinde bulunan atardamarlarda da basınç artar ve bu durumda hipertansiyon oluşur.
Kapiller damarlardan organların etrafındaki damar dışı bölgelere sıvı kaçağı olur. bu durumda şişme ve anormal kilo alımı görülür.
Böbreklerde damar dışına kaçan albümin böbreklerden süzülerek idrara geçer. Bu durumda kanda albümin miktarında azalma görülür. Kan içerisindeki albümin kanın sıvısını damar içerisinde tutan en önemli maddelerdendir. Kandaki albümin miktarının azalması durumunda, damarlardan organların etrafına sıvı kaçağı artar ve ödem oluşur.
Kapiller damarların hasar görmesiyle anne karnındaki bebeğe yaşamsal besin maddelerinin iletilmesinde azalmalar, aksamalar görülür. Gebelik zehirlenmesinin erken gelişmesi ve uzun sürmesi bebeğe giden besin maddelerinin azalmasına ve intrauterin gelişme geriliğine neden olur. Bebeğe giden oksijen miktarının azalmasıyla bebekte sıkıntı hali (fetal distress) oluşabilir. Bebeğe giden kan akımında ani bir artış olursa, plasentanın erken ayrılması durumu oluşabilir. Gelişme geriliği, plasentanın erken ayrılması veya bebekte sıkıntı hali bebeğin ölmesine ya da doğduktan sonra ciddi sorunlarla karşılaşmasına neden olabilir.
Gebelik zehirlenmesi durumunda en çok etkilenen organlardan birisi de karaciğerdir. Orta ve şiddetli derecelerde gebelik zehirlenmesilerde karaciğer ve safra enzimlerinde yüksrlme görülür. Özellikle şiddetli gebelik zehirlenmesi durumlarında oluşan ileri dereceli karaciğer hasarında, gözün beyaz kısmında sarılık oluşabilmektedir. Bu durum ölüme kadar gidebilir.
Özellikle ağır gebelik zehirlenmesilerde beyin en çok etkilenen organlardandır. Beynin etkilenmesi ile eklampsi (hastanın kol ve bacaklarında kasılmalar ve geçici bir süre bilinç kaybı şeklinde görülen krizlerdir) gelişebilir. Eklampsi gelişmesi anne adayının hayati tehlikesini artırmaktadır.
Kapiller damarların hasar görmesinden kan ve pıhtılaşma sistemi de etkilenmektedir. Hasarın olduğu bölgede trombositlerin parçalanmasıyla kanda trombosit seviyesi düşer. Trombositler vücudumuzda pıhtılaşmayı sağlayan hücrelerdir. Azalmaları durumunda ciddi kanamaların oluşmasına neden olabilmektedirler.
Gebelik zehirlenmesi tedavisi hastalığın şiddetine ve gebeliğin kaçıncı haftasında olduğuna bağlıdır. Gebelik zehirlenmesinin kesin tedavisi doğumdur. Doğum sonrası kendiliğine düzelebilmektedir.
Gebeliğin erken dönemlerinde gebelik zehirlenmesi teşhisi konulduğunda bebek gelişimini tamamlayamadığı için , eğer hastalık şiddetli değilse bebeğin gelişmesi beklenir. Akciğer geliştirici ilaçlar verilir. Ancak hastalık şiddetli ise, tansiyon çok yüksek, idrarda protein miktarı çok fazla ve organlarla ilgili fonksiyon bozukluğu varsa bebeğin gelişimi beklenmeden acil doğuma alınır. Ayrıca şiddetli gebelik zehirlenmesi durumlarında anne adayı eklampsi krizi olmasın diye magnezyum sülfat başlanır. Şiddetli gebelik zehirlenmeside annenin hayati riski ve bebeğin doğduğunda karşı karşıya kalacağı riskler değerlendirilerek tedavi uygulanır.
Hafif gebelik zehirlenmeside hasta tansiyon, nst ve bazı kan tahlileri ile sıkı takibe alınır. Hastalığın şiddetinde takiple bir artma olmazsa gebeliğin sonuna kadar beklenir. Planladığı şekilde zamanında normal ya da sezaryen doğum yaptırılabilir.
Randevu Talep Edin