Lohusalık dönemi, doğum sonrasında geçen 6 haftalık süreçte gebelik döneminde oluşan değişimlerin eski haline döndüğü bir süreçtir. Gebeliğin oluşturduğu değişiklikler (fizyolojik ve psikolojik değişimler) gebelik öncesi haline geri döner. Bu dönem kadınlar için önemsenmesi gereken bir süreçtir ve bu dönemde oluşan hastalıklar yaşamı etkileyecek hale gelebilir.
Gebelik boyunca rahim ağırlığı yaklaşık 1000 grama ulaşmaktadır. Rahmin eski haline gelmesi 6 haftayı bulur ve doğumdan önceki 50-100 gramlık haline yeniden döner.
Doğum gerçekleştikten hemen sonra rahim fundusu, annenin göbek düzeyinde veya yakınında dokunmakla hissedilebilmektedir. Doğumdan sonraki ilk 2 hafta büyüklük ve ağırlık bakımından azalma meydana gelir. Bu sürede rahim leğen kemiği içindeki yerine iner. Artık elle hissedilemez. Ancak gebelik öncesi asıl boyutuna dönmesi 4. Haftayı bulacaktır.
Doğum yaklaştıkça rahim ağzı yumuşayıp, doğum sırasında bebeğin doğabilmesi için ortalama 10 cm e kadar incelir ve bir zar haline gelir. Doğumdan sonra, tekrar kalınlaşır ve rahim ağzı kanalı tekrar oluşur. Rahim ağzı doğum sonrası hiçbir zaman tam olarak eski haline dönmez. Doğum yapmış kadınların rahim ağzı, hiç doğum yapmamış kadınların rahim ağzına göre biraz daha geniştir.
Doğum sırasında perine gerilir. Bu nedenle de yırtık ve kesikler olabilir. Gebelik sırasında alınan fazla kilolardan dolayı şişmiş ve genişlemiş dış genital organların onarılması 2 haftayı bulabilir. Kas tonusunun yeniden oluşması 6 haftayı bulabilir. İyileşme süresi ortalama 1 ayı bulabilmektedir.
Doğum sonrasında vajinanın eski haline dönmesi ve yeniden şekillenmesi vakit almaktadır. Doğum öncesi boyutuna dönerken küçülme de olacaktır. Emzirme döneminde vajinada artmış damarlanmaların azalması ve ödemin inmesi hızlı olmaktadır. Emzirme olmadığı durumda ise bu süreç 3 hafta sonra gerçekleşmektedir.
Gebelik döneminde vajinal doku kıvrımlarını kaybedip, kanlanması artan ince düz bir dokuya dönüşür. Doğumdan sonra 3. ayda bu kıvrımlar tekrar oluşur.
Emzirme ile yumurtalıkların eski haline dönmesi emzirmeyen annelere göre daha uzundur. Emzirmeyen annelerde yumurtlama doğumdan 27 gün sonra olurken, emziren annelerde adet görmeme veya yumurtlamama süreci daha uzundur.
Kadınların genelinde adet döngüsü doğumdan sonraki 12. haftada başlar. Emzirme döneminde olan annelerde adetlerin doğum öncesi döngüsüne dönmesi, emzirme süresine, emzirme sıklığına, ek mama kullanma durumu gibi faktörlere bağlıdır. Emziren annelerde memelerden süt gelmesini sağlayan prolaktin seviyesi adet döngüsünün eski haline dönmesine yardımcıdır.
Gebelik döneminde memelerde doğumdan sonra süt salgılanması için değişimler meydana gelmektedir. Doğumdan sonra östrojen ve progesteron değerlerinin hızla azalması ve buna bağlı olarak prolaktin hormonun etkin hale gelmesi ile memeden süt gelmeye başlar. Anne emzirmez ise prolaktin seviyesi 2-3 haftada azalmaya başlar.
Bebeğin dünyaya gelmesi ile 4 gün içerisinde besin değeri çok yüksek ve bebeğin bağışıklık sistemini güçlendiren klostrum adı verilen süt gelmeye başlar. Bu süt bebeği hastalıklardan korumak açısından çok önemlidir. Bebeğin ihtiyacına göre her ay memeden gelen sütün besin değeri farklıdır. İlk aylarda sütün içeriği farklı iken, üçüncü ayda bebeğin ihtiyaç duyduğu besin artarak farklılaşacağından sütün niteliği de değişir.
Randevu Talep Edin